Hoştur bana Sen'den gelen.
Dilruba en azından iki saat yol gideceğimi söylediğinden, mülakat saatinden 6 saat önce ayaktaydım. Henüz sabah namazı vakti girmemişti, teheccüd kıldım. Heyecanımı merkeze alsaydım, çocukken olduğu gibi yine tırnaklarımı yerdim ama çok şükür bu sefer öyle olmadı. Dilruba'nın evinde konaklayacak olmam işimi kolaylaştırmıştı. Tabi ben kalktığımda o daha kalkmamıştı. Yerimi hazırlarken söylediği "kendi evin gibi kullan." sözünden hareketle kalkınca onu ugandırmamkş, ibadetlerimi bitirince mutfakta bir şeyler hazırlayıp yedim. Çantam ve kıyafetlerim hazırdı. Son bir kez Dilruba'nın tarif ettiği yola bakarak güzergahı gözden geçirdim. Yolun çoğunu toplu taşımayla gidecektim ama yürümem gereken yerler de vardı. Dilruba çalıştığı için benimle gelemeyecekti. Bana evini açtığı için ona çok minnettardım, bu kadarı bile yeterdi benim için. Hem belki ben de seneye evimde ben de ihtiyacı olanlara evimi açardım, borcumu öderdim. Belli mi olurdu? Çıkmak için hazırlan...