EDEBİYATI HİSSETMEK
Bir grup toplanmış, çember şeklinde oturmuşlar gaz lambaları odayı aydınlatıyor. Soba sıcaklığında çaylar yudumlanırken kelimelerin ahengi kulakları okşuyor. Lafı bir biri alıyor, bir diğeri. Kimse kızmıyor buna. Aksine bu dağınıklık o kadar bağlantılı ki birbirine o uğultular bir ninni melodisine dönüşüyor sohbetin sonunda.
Yaklaşık 1975-2000 arasında yaşananlar hakkında biraz bilgi sahibi olmayı gerektiren bir kitap Köken. Balkan coğrafyasında yaşananlar ana konu. Yazar ülkesinde yaşadıklarını, topraklarını terk etmek zorunda kalışlarını, mülteci olarak gittikleri Almanya’yı zamansal bir sıralama olmadan anlatıyor. 2010’lu yıllarda -yanlış hatırlamıyorsam- ailesini anlatıyor. Bu kitabı yazma sürecinden bahsediyor. Babaannesi için toprak ne demek, vatan onda nasıl yankılanıyor bunları görüyoruz. Köken; bir kimlik arayışı, nereye ait olduğunun arayışı. Babaannesi ve dedesinin köyü(atalarının mezarlarının olduğu yer), doğduğu yer, göç ettiği Almanya, annesi bir Boşnak, babası Slav(?)… Toprağından ayrılan çiçek kökünü toprakta bıraktıysa tutunması zor oluyor sanırım.
Şimdi durum çok farklı mı? Zulümler hala sürüyor. Yurtlarından çıkarılan insanlar var ama ben inanıyorum ki çocuklara ninni olarak vatanları, toprakları söylenirse; topraklarından sökülürken köklerini de yanlarında götürebilirlerse nerede olurlarsa olsunlar tutunabilirler Allah’ın izniyle.
Yorumlar
Yorum Gönder