BURADAKİ İLK İNCELEME DENEMEM

 

 Uzun zaman sonra kitap okumaya dönmek, kitap okumayı seven benim için bir hayli güzel oldu. Tabi ki kitap okuma alışkanlığı da gayret istediğinden bir süre bıraktığım bu alışkanlığımı yeniden kazanmak biraz vakit aldı. Gerçi ben bunun böyle olacağını tahmin etmiyordum, orası ayrı mesele. Bir şeyi çok seviyor olmak, yapmayı çok istiyor olmak büyük bir aşkla ilk adımı atabileceğim anlamına gelmiyormuş. Her şey adım adımmış. Şimdi hakkında konuşmak istediğim, kitap okumayı bırakmamdan daha uzun bir süre sonra okuduğum çok çok sevdiğim bir roman. Kitap okurken türler arası geçişler yaptığım bir dönem vardı. Daha doğrusu farklı türlere yoğunlaştığım dönemler. Örneğin bir dönem çok az kurgu okurken kendimi daha çok düşünce, deneme, inceleme gibi kurgu dışı eserlere vermiştim. Okuduğum eserlerin faydalarını göz önünde bulundurmakla birlikte bu yöntemin çok da sağlıklı olduğunu söyleyemem. Aynı anda farklı türde eserler okumaya o zamandan beri dikkat etmeye çalışıyorum. Gelelim şu romana: Aslında bir çocuk kitabı. Bu yüzden roman demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama yine de öyle adlandıracağım. Kitabın adı “Çözüm Bakanlığı”. Yazarı “Sanne Roooseboom.” Kitap Can Çocuk yayınlarından çıkıyor ve Türkçedeki ilk baskısını 2020’de yapmış. Çocuk kitaplarıyla ilgili bir sitede gezerken denk geldiğim bir kitap kendisi. Ufak da bir araştırma yaptım hakkında ve sonuç olarak aldım. Hedefimde kardeşim vardı ama sanırım bu durumdan biraz da ben faydalandım. Kitap; babası postacı olan Nina’nın, babasının çantasından sahibine ulaşamayan bir mektubu almasıyla başlıyor. Ruben tarafından Çözüm Bakanlığı adında bir bakanlığa gönderilen bu mektup, Ruben’in sınıfındaki çocuklar tarafından maruz kaldığı zorbalığı içeriyor. Ruben bu zorbalık karşısında bakanlıktan yardım istiyor ancak mektubu Bakanlığın değil de Nina’nın eline geçince olaylar farklı bir boyuta ulaşıyor. Kitabın genel çerçevesi bu şekilde ve ben incelememi burada ikiye ayırmak istiyorum. İlki okurlar için olacak, ikincisi yazarlar (yazma yolunda olanlar) için. İlkiyle başlayalım: Kitapta değinilen bazı konular var. Bu konulardan başlıcası, bir çocuğun akranları tarafından maruz bırakıldığı zorbalık. Bu zorbalık fiziksel değil, sözlü şiddet içeriyor. Bir çocuğun başka bir çocuk hakkında söylediği olumsuz şeylerle diğer çocukların davranışlarını etkilemesi söz konusu. Bir nevi karalama aslında. Bizse zorbalığa maruz kalan çocuğun yaşadıkları karşısındaki tepkileri okuyoruz. Gücünün yetmediği tepkiler. Tabi bu sayfalarca sürmüyor. Kitaptaki olaylar adı üstünde, bakanlık etrafında dönüyor. Kitabın bu zorbalık konusunda verdiği temel mesajsa çok hoşuma gitti. (Elbette bu benim çıkarımım ve kitabı bitirip üstüne düşündükten sonra buldum) Bir zorbalık söz konusuysa ve senin o zorbalığa gücün yetmiyorsa gücü yeten kişilerle irtibata geç. (Ruben’in, öğretmeniyle konuşması). Eğer işe yaramıyorsa, zorbalık yapana hiçbir şekilde karışma. Çünkü hiçbir şekilde dengin değil. (Nina, Alfa(Nina’nın arkadaşı) ve Ruben’in o zorba çocuğa haddini bildirmek istemesi) Sen gücünün yettiğine odaklan. Mazlumlara… Elini onlara uzat.(Nina, Alfa ve Ruben’in zor durumda bırakılan insanlara yardım etmeleri) Çünkü senin onların yanında olman hem onlara iyi gelecek hem sana. Çünkü birlik olmak güçlendirir insanı. (Bu satırları yazarken aklıma zulmün altındakiler geldi…) İncelemenin ikinci bölümü ise kitabın üslubu hakkında olacaktı: Kitabı incelerken ilk olarak giriş cümlesini inceledim. Çünkü benim için olayı anlatmaya nereden başlayacağımı bulması zor oluyor. Yazar kitabı şu andan başlatmayı tercih etmiş. Kitapta yaşanan olayları, olaylarla paralel öğreniyoruz. Ayrıca ilk cümle okuyucunun merakını yerinden kaldıran bir özelliğe sahip. okurlar özellikle çocuklar için bu iyi bir şey. Ara ara Nina’nın geçmişi hakkında bilgiler ediniyoruz. Daha doğrusu Nina’nın ailesini bugünlere getiren önemli bir olay var ve bu olay aslında romanın kilit taşlarından biri. Geçmişten anlatılan, bu olay ve biraz da Bakanlığın tarihi. Bu geçmişe dönme olayı; ya anlatıcının bilgi vermesiyle oluyor ya da karakterlerde bilenlerin bilmeyenlere bilmedikleri şeyi anlatmasıyla oluyor. (Yazarken kullanılabilecek bir teknik.) Son olarak şunu da söylemek istiyorum: Kitabı okuduktan sonra bana benzer hisler yaşatan kitaplar olduğunu fark ettim. o kitaplar şunlar buraya yine tavsiye niteliğinde bırakıyorum.(Siz yine de araştırın):

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rahat olmak, her şeyi bırakmak değilmiş.

Yeni Bir Yol/25 Ağustos 2024

EDEBİYATI HİSSETMEK