UNUTTUK MU?
Bir şeyler bilmemek dokunuyor. Bilmediğinden vurulmaksa yüzüne acı acı çarpıyor. Yazar diyor ki; oraları bize unutturmaya çalışıyorlar. Bu sinsi oyunları bozmanın tek yolu bilmekten geçiyor. (Sayfa 8)
Bir tarih yolculuğuna götürüyor yazar sizi. Kudüs tarihini Hz. İbrahim(a.s.) zamanından bugüne ele alıyor. Kimlerin eline geçti, el değiştirdiğinde ne gibi yaklaşımlarla karşılaştı bu kutsal şehir, Kudüs’te Kubbet’üs-sahra ile Mescid-i Aksa dışında hangi eserler var… Şehrin köklü bir geçmişi var ve üç semavi din için bir kutsallık taşıyor. Geçmişten günümüze insanların Kudüs’e değer vermesi bundan kaynaklanıyor. O değer verme duygusu o kadar yüksek ki -özellikle de Müslüman devletlerde- yüzlerce eser vakfediyorlar. Medreseler, sebiller, kuyular, mescidler, namazgahlar, zaviyeler… Bunların tekrar tekrar tamiri, yenilenmesi, sağlamlaştırılması… Sonra bu eserlerde yapılan ibadetler okunan Ku’ranlar, yetiştirilen talebeler… Hepsi bir özlem hissettiriyor. Yaşananlar büyük bir yarayken yüreğimde yaşanamayanları da görmüş oldum. Anlatmaya kelimelerin yetmediği nadir kitaplardan, bir düğüm tıkıyor boğazımı, yüreğim sızlıyor. Bir şiir belki tercüman olur hissettiklerime…
Yorumlar
Yorum Gönder