DURUŞ

 

Bir yarış var. Bu, farklı bir yarış. Her gün bir önceki halimden daha iyi olmaya çalışmama benzemiyor. Yorulup oturduğunda senin gibi dinlenenlere tebessüm eetmek gibi değil. Düşene “gel beraber devam edelim” demekle de ilgisi yok. Milletlerin kurduğu ülkeler ve o ülkeler arasında gerçekleşen amansız bir mücadele. Şartlar adil değil. Bu hiçbir zaman öyle olmadığı anlamına da gelmiyor. Bozulmuş bir düzen var. Yükselen milletler ve bazılarının ezdikleri. Yüceltilenler, alçaltılanlar…

Sevilmeyen insanlar var. Sadece insanlar değil ülkeler, milletler var. Kin dolu bakışlar her yeri kapladı. Bu değiştirilebilir mi, diye sordum çok kez. İçimdeki her şeyi düzeltme arzusu harlanıyordu çoğu zaman. O harlanmanın yerini bazen de kör kuyular kaplıyordu ama elimden gelen gayreti gösteriyordum ışığı görebilmek, göremesem de ışık olabilmek için.

Peki sahiden değişebilir mi? O kin dolu bakışlar, gözyaşına boğulabilir mi? Olmazların olma ihtimali her zaman var. Ama değişmeyeceklerin olduğu da bir gerçek. Karmaşık bir denklem gibi gözüküyor. Değişebilme ihtimali olanların tanınıp ona göre davranılması ve değişmeyecek olanın iyice kavranıp tavır alınması lazım.

Öğrenmek… Asılların kaybolduğu şu çağda en çok ihtiyaç duyulan eylem… Farkına varmak her şeyin… Kim kimdir, ne nedir? Ne kadar öğrenilebilir gerçekler ve ne kadar kaldırabiliriz bilmiyorum. Bir yerden başlamak lazım gibi geliyor ve bir yerden istemek.

Bunun bir yarış olduğu söyleniyorsa benim için bu farklı olmalı. inandığımdan farklı şeylerle tanımlanmış kavramları kabul edemem. Benim için yarış değil, yoldur dünya. ve tek başıma yürüyemem asla. Ötekileştiremem başkalarını ama karşımda durmak isteyene karşı da duruşumu korumalıyım. Onlar karşımda olduğu için değil. Rabbim böyle istediği için. bulunduğum yerde en iyisi olma yolunda olmalıyım. yine onları geçmek için değil. Rabbim böylesini istediği için.

Yorumlar